eğlencelik
Salı, Ekim 28, 2008
  abartmayın
star mimar, mutevazi tavırlarıyla herkesin gönlünde bir kez daha taht kurdu.
sıradan bir kafe de oturup, çayını yudumladı.
düşünceleri o kadar sıradışıydı ki.
ama önemli değil di, hayata geçmesinde hiç bir sakınca yoktu.
tecavüz ettiği toprakların, gerçek dışı yaşam senaryolarını tekrar düşündü.
krizden de etkilendi. 
ama olsun du
ne de olsa o bir star

hay allah. 

star mimar

çok güzel bir çakmak buldum evde
kimin acaba

star mimar vs anonim

anarsik, aykırı,

şu cümle beni çok güldürdü
-...anaakımı sallamayı düstur edinmiş müzisyenler ... da

aferin

bugun yarım gün,
köşedeki liseden yükselen çoşkulu marş sesi

dünyaya parmak ısırtacak bayram gösterileri

anlam kayması ya da değişimi


 
Pazar, Ekim 26, 2008
  tey
Haftanın günlerini saymaktan vazgeçmeye karar verdim. Hergün cumartesi olucak bundan sonra. Böylece sizin pazartesi dediğiniz sıkıcı hafta başı, benim için cumartesi olucak ve ofise giderken buhran yaşamıycam. Akşam eve geldiğimde, allahım yarın salı demekten ziyade, inanılmaz yarın cumartesi diyebileceğim. cumartesi gününün ekstra bir önemi yok sadece dün aklıma geldi. dün de cumartesiydi. bugun de cumartesi
 
Cuma, Ekim 24, 2008
  doğru cevap
duymak istemediğim cevap ya da cevaplardan kaçmak.

olabilir.

 
Pazartesi, Ekim 20, 2008
 
humpty dumpty
 
Cumartesi, Ekim 18, 2008
  301
vaktimin* büyük bölümünü, 
bu vakit her ne için kullanılabilir ise, 
uyuyarak, boş oturarak geçiriyorum. 
evet bu durumdan şikayet ediyorum, 
peki ne yapayım ki?

*ofis dışında geçen vakit
 
Perşembe, Ekim 16, 2008
  qwertyuiop[]\';lkjhgfdsa`zxcvbnm,./
asdw98ruodvso8ru2309ruofn soih
sdiofhsdf
sdf'\sdfoihsd8fys
fsdfkh93u23
4
23lh2394
234iho2h4'oidh9u23]pdosfh

iste bu kadar sacmalayabilirim

 
Pazartesi, Ekim 13, 2008
  terapi
hm. nasıl desem..kafamın içinde sürekli birşey var..resmen kütlesi var, beyinden hariç.. ses çıkarıyor, çınlıyor, çok hızlı resimler geçiyor, hiç birini zaten kestiremiyorum, imaj mı artık herneyseler, bunlar beni uyutmuyor..ve bu herneyseler, birden ortaya çıkıyor, ve gitmiyorlar..
ve sürekli kendime abuk subuk bahaneler üretiyorum..avuntular ne demek oluyor..söylenmek, efendim zekice çözüm bulmak, amaaan diyip diğer şeylere*onlarda herneyseler* ağız bükmek..saçma sapan..s yi vurgulayıp, dişlerimi göstererek..bu da neyse artık..

bu bir huy sanırım, sayısız kere deneyimleyince huy oluyor heralde. 
huy, huy, huy, huy, huy, huy, huy, huy, huy, huy, huy

ve anlamını kaybetti. müthiş
 

depo
Şubat 2005 / Mart 2005 / Nisan 2005 / Mayıs 2005 / Haziran 2005 / Temmuz 2005 / Ağustos 2005 / Eylül 2005 / Ekim 2005 / Kasım 2005 / Aralık 2005 / Ocak 2006 / Şubat 2006 / Mart 2006 / Nisan 2006 / Mayıs 2006 / Haziran 2006 / Temmuz 2006 / Ağustos 2006 / Eylül 2006 / Ekim 2006 / Kasım 2006 / Aralık 2006 / Ocak 2007 / Şubat 2007 / Mart 2007 / Nisan 2007 / Mayıs 2007 / Haziran 2007 / Temmuz 2007 / Ağustos 2007 / Eylül 2007 / Ekim 2007 / Kasım 2007 / Aralık 2007 / Ocak 2008 / Şubat 2008 / Mart 2008 / Nisan 2008 / Mayıs 2008 / Haziran 2008 / Temmuz 2008 / Ağustos 2008 / Eylül 2008 / Ekim 2008 / Kasım 2008 / Aralık 2008 / Ocak 2009 / Şubat 2009 / Mart 2009 / Nisan 2009 / Mayıs 2009 / Haziran 2009 / Temmuz 2009 / Ağustos 2009 / Eylül 2009 / Ekim 2009 / Kasım 2009 /