eğlencelik
ederi"m"i" bilmek üzerine,
her biri kendi içinde,
"ben", yani sen, okurken,
soru sorarken,
cevaplayalım diye..
mesela 3 yumurta,
ben "sen"i almak istiyorum,
:)
diagram gibi,
bir "pipo" çizdiğin de gibi?
bir terazinin bir kolu, 7 timsah, 3 gökdelen, 4 elma, eski çorap, disko topu, diğer kolu "ben"ce tırnak makası?
ya da ben,
ya da sen,
ya da masa
ne
alıp
=
ne
vermeli
ki
danışıklı dövüşlü bahaneler,
sabah 9 da gelirler,
öğlene kadar semirirler,
beyinsiz ağızdan dökülürler.
en çokta, güne önce başlayana özenirler..
sol gözüme kaçan koku,
herhangi tarihli alışveriş fişine ilişen kalem izi,
koridorlarda çalınan pembe mandolin,
dik durma serüvenleri,
yetişilemeyen sucuk ekmek,
daha daha..
38 : 14
şimdiye kadar yaptığım en uzun telefon görüşmesiydi
aman tanrım!
13 kötü bir sayı,
1 rakam,
3 rakam,
heh, ben "de" , güzel bir "loop" bulmuşlar, 8 dakika boyunca onu çalmışlar sandım,
allahtan diğer "teb" de açtığım sayfadan geliyormuş..
sakin
aklıma bir "şey" gelmişti, ne yazık "ki" unuttum.
cevaplanmak istenen sorular arttığında, konsantre olmak zorlaşıyor.
ya da hipnoz,
insan kendini hipnoz eder, birden fazla ise..
dönen teker, tekerrür yazar ise,
durduğunda ne yazar