7 ye ramak kala
bazen şanslı olduğumu düşünüyorum. ama bazen. istisna konularda.
herneyse. yeni yıla birkaç gün kaldı. neden bilmiyorum ama bu yılın daha iyi olacağını hissediyorum. pazartesiyle başlıyoruz belki o yüzdendir.
2007!çok "science fiction" bir yıl. tek sayı. bu aralar uçan arabalar vızır vızır geçiyor olmalıydı. zaten terminatörün çoktaaan dünyaya gelmiş olması gerekiyordu. blade runner la ilgili bir şey söylemek istemiyorum. gerçeğe çağrıdada olduğu gibi çoktan mars ta kolonimiz olmalıydı. ama olamadı. kehanetti efendim mucizeydi bu 2000 li yıllarda hep ekstra avangart hadiseler gerçekleşmiş olması ön görülüyor neden dir. ben 2007 den ne bekliyorum. 2008 için iyi bir hazırlık olacağını düşünüyorum. yeterince saçmaladığıma göre. bu senenin en gereksiz yazısınıda yazmış bulunuyorum. okuyan okumayan herkese muhteşem bir yıl diliyorum.
genç
acı olan ne çözemedim bir türlü...
hedef belirleyip hayatını ona adamak, ama hep istediğine ulaşamadan yarı yolda geri dönmek mi?
sıkıntıyı salmak için, şöyle bir yürüyüşe çıkıp, leş gibi havayı soluyup, lanetler okuyarak eve kapanmak mı?
herşeyin yoluna girdiğini düşünürken, hesapta olmayan bir taşı kafana yemek mi?
bir şişe bira için yataktan zıplayarak kalkıp, dolapta bir damla alkol bile bulamamakmı, sokağa çıkıp bir tane açık bakkala bile denk gelmemek mi?
yüzyılın bestesini yapıp, şöhret olup, parayla yüzüp, ama hergün "ama" hergün aynı şarkıyı, yine yine yine, söylemek mi?söyler gibi yapmak mı?
dostlarım var ne güzel diyerek mutlu olup, ama canın sıkkın olduğunda, iki kelime paylaşmaya bile tereddüt etmek mi?
aileye kavuşacak olmanın verdiği mutlulukla, günü çekip, geldiğinde, hayal kırıklığı yaşamak mı?
gece güneş için uykuya dalıp, sabah gri bir gökyüzüne uyanmak mı?
mi?mı?
bu kadar soru sormak mı?
çok "şey" istemek mi?
anlamadım ben.
bak bak
bir garip oldum ben. iş güzar, iki yüzlü, bukalemun. acaba "piç" mi. napıyorum diye soruyorum kendime. eğleniyor muyum? ama üzüyorum da! sonra çık işin içinden. oy mu topluyorum anlamadım ki. hay allah. bu da itiraf olsun. hadi bakalım.
adsız
beyaz tutkumudur. bendeki fetiş mi dir? kırık bile değil beyaz.
beyaz, tombul, zincir, vişne, yeni pembe, sivri, mor..
beyaz, beyaz, beyaz...
saçmalakı anlaşılmasın. şimdi koşup merdivenlerden aşağı iniyorum. kapıdan çıkıyorum. hemen karşıdaki bankların üstüne çıkıyorum. sonra bağırıyorum. ne diye bağırıyorum* bağırsamda anlamıyorlar ki? kendime bağırıyorum.
çok ama çok keskin bir bıçak. ne kadar tahrik eder? bıçak mı sözü edilen, dişi mi?
beyaz dişi. biyoloji dersi gibi. insan hayvanı ikiye ayrılır. beyaz dişiler beyaz olmayan dişiler.
ırkçı değilim. bu başka bir sınıflandırma. "postmodern semiotics".
beyaz.
m&m.