eğlencelik
Cuma, Eylül 29, 2006
  bir eksik
bugün işteki son günüm. salı gecesi 1 seneden sonra aydına ailemin yanına gidiyorum. çok uzun zaman oldu, gerçi pek fazla kalamıycam ama yine de büyük mutluluk. 14 ünde uçağım, sonra 1 sene dessauda olucam. bambaşka bir yere gitme isteğim sonunda gerçek oldu. şu anda istediğim tek şey 13 ü olması.
 
Çarşamba, Eylül 27, 2006
  sarı ve gri
herşeyin farkında olup, farkında olduğun ya da, an itibarı ile fark eder olduğun şeylere karşı cephe aldığımı fark ettim. bu ne? demek. bu aslında deli zırvasından başka birşey değil. neyin doğru neyin yanlış, yarın için neyin uygun olduğunu tabi ki herkes biliyor. ama ben de dahil olmak üzere çoğu insan bunları inkar ederek yaşıyor. aslında nedemek istediğimi tam anlatamadım. bazen yetemiyorum söylemek istediklerim yavan kalıyor. o zaman bir şey gördüm onu anlatayım.aslında hikayenin daha daha dahhaa etkili olması için uzun tasvirler kullanmayı yeğlerdim ama bu durum net bir şekilde aktarılmalı!
barboros bulvarından aşağı otobüsle inmeye çalıştığım bir akşam üstü camdan dışarıyı seyrederken, vakıfbankın önündeki ahşap banklarda oturan bir adam-evsiz- gördüm. saç sakal karışmış, sigaradan sararmış bıyıkları ve sakallarının arasından yüzünü görmek mümkün değildi. banka bir tane gazete sayfası sermiş. üzerinde iki tane kutu efes bira duruyor. karşısında kimse oturmuyor ama birisiyle konuşuyordu. bir kendi birasından bir de arkdaşının birasından yudumluyordu. trafik tıkalı olduğu için epey izledim, uzun süre konuştular. ne anlatıyordu acaba...ve kime?
 
Pazartesi, Eylül 25, 2006
  kus kus
uzun zamandır bu kadar sinirli ve nefret dolu olmamıştım. uykumu gasp eden herkesi katledicem!
 
Cumartesi, Eylül 23, 2006
  gülerim
dün sabaha karşı 5 te kuştepeye gittim. taksiyle gittik. çok merdiven çıktık. nerde olduğumu bile bilmiyordum. sabah kalkıp işe gelmem gerekiyor. uyumadan bi yol tarifi aldığımı hatırlıyordum ama ayrıntılar uçup gitmiş, hatırladığım camdan sarkıp işaret edilen yollara aptal aptal baktığım!
kapıdan çıktım. azcık etrafa bakındım. laptop çantalı bi adam yürümekteydi. peşine takıldım. yürüdük. yürüdük. karşıya geçtik. yürüdük. sola döndük. ve mecidiyeköy meydanı!galiba çok zekiyim:)
 
Perşembe, Eylül 21, 2006
  sivrisinek
eve geldiğimde saat 23 civarıydı sanırım. kimsecikler yoktu. sakin bir uyku öncesi istediğim olmuştu. ışıkları açmadan odama gittim. hafif serin. birazcık ürperdim. yatağımın üstündeki eşyaları yere itip kendimi yatağa bıraktım. balkon kapısını açık bıraktım. serin odada uyumayı tercih ederim. uyku ile uyanıklık arasında geçen bir yarım saatin ardından, kafamda dönmeye başladı. nerden çıktı şimdi. umursamazsam gider mi acaba? hayır gitmiyor. örtünün altına saklansam görmez belki!yok olmadı. hala oda da, ve benim orda olduğumu biliyor!artık dayanamıyorum, ışığı açtım ama kimse yok!hiç birşey yok odada. peki duyduğum ses ne! var biliyorum!tekrar karanlık, huzur!hayır çıktı yine!rahat bırak beni, tek istediğim uyumak!gitmiyceksin biliyorum istediğini alana kadar, ama uykumu bölmeden al ne alıcaksan!savaş istiyorsan savaşırım. ışığı açtım. nerde!nerdesin!bulucam seni, ve bulduğumda hiç iyi olmayacak buna emin ol. heryere baktım yok. yok. yok. orda da yok. burda olması mümkün değil. peki nerde!tam bir profesyonel. aman tanrım. korkuyorum. ne yapması gerektiğini, nasıl saklanacağını çok iyi biliyor. çok uğraştım, baş edemedim. bende kendimi ona bıraktım.her yerimi deşti. nerdeyse her santimetre karemi. artık uyuyamıyorum. o da kanla doldu. o kadar içti ki, uçamıyordu bile. ama göremiyordum. sadece duyabiliyordum. ve öyle de kaldı. beni yendi.
 
  şeffaf
çok beyaz ve çok güzel!
 
Çarşamba, Eylül 20, 2006
  kükürtlü
söylenecek herşeyin söylendiği, yapılacak herşeyin zaten yapıldığı, artık herkesin birbirini tükettiği bir zamanda yaşadığımı idrak ediyor, zamanı geriden takip ettiğimi, bunu da heycan eksikliğine borçlu olduğumu düşünmekteyim.
 
Salı, Eylül 19, 2006
  bozuk
sol kolumun dirseğini ve bileğini kırdım, kaburgamı ezdim, sol ayak bileğimi çatlattım, sol ayağımın baş parmağına bastılar tırnağım kırıldı, iki yanağımda iki minik jilet kesiği var, sağ dirseğimden garip sesler geliyor, östaki borusu tembelliğim var iç kulak la dış kulak arasında basınç dengesi sorunu, bu kadar.
 
Pazartesi, Eylül 18, 2006
  ola
istanbul bu aralar daha bir kalabalık sanki. sokaklar, yollar, barlar, evler...
ne zaman taşıcaz acaba?

yeni okul dönemi sendromu yaşayan herkese selam ederim. kolay gelsin.
 
Cuma, Eylül 15, 2006
  3 hafta 3 gün
9 itibarı ile başlayan gün birbirinden güzel olaylarla doldu! aman tanrım, neler oluyor diye sormaktayım. uzun zamandır süre gelen talihsizler acaba bugünden itibaren yön mü değiştiriyor. yoksa ucundan gösterip kaçıcaklar mı acaba! herkese heryere güldüm. otobüste güldüm, kadıköy meydanında çılgın atayazdım! minibüste sempatik davrandım. çünkü hakettiler. hadi bakalım.
 
Perşembe, Eylül 14, 2006
  wavw
o kadar hain gülüyorum ki. keşke duyabilseniz! 
 
Salı, Eylül 12, 2006
  satılık!!
bilgisayarımı satıyorum.

p4 1.8, abit it7 mainboard, 512 ddr ram , 256 mg ekran kartı(nvidia), 60 gb seagate+80 gb samsung harddsik, 17 inc philips 107s ekran,cd+rw.

350 $.

ilgilenenler buyrun. okosedag@yahoo.com
 
Pazartesi, Eylül 11, 2006
  hopla
herkes birine mi benziyor, yoksa ben mi birini herkese benzetiyorum?
 
  33
ahşap sandalye canımı acıtmaya başladı. epeydir oturuyorum sanırım. saat 6 ya geliyor. yağmur yağıcak gibi. balkon kapısında arada sırada rüzgar giriyor içeriye. perde havalanınca karşı binayı görüyorum. tedirgin oldum. çok sigara içmişim, küllüğü temizlemem lazım. heryerde birşey var, çok dağınık. ne zaman uyanır acaba, uyanınca ne olucak? gitsem mi, nereye gidicem ki? saçmaladım mı acaba? benimde uykum var, uzansam mı bende acaba? ama tedirginim, ben uyanmasını bekleyim. evet.
 
Cumartesi, Eylül 09, 2006
  bir tam
uzun yolculuklarda, yada şöyle diyeyim şehirler arası yolculuklarda, insanlar yanlarına oturan diğer yolcu ile girdikleri sosyalleşme çabalarını neden şehir içi taşıtlarda da göstermiyorlar diye düşünmekteyim?
 
Çarşamba, Eylül 06, 2006
  pışpış
şimdi, eğer uyuyamıyorsam ne yapmalıyım! süt içebilirim, alkol alabilirim, ilaç alabilirim, müzik dinleyebilirim(şöle mıy mıy mıy lı), sağa dönebilirim, sola dönebilirim, yüz üstü, sırt üstü, eller yastık altında, yastık kafa üstünde, duvara sırt dayamak vs vs vs. bir çok alternatif üzerinden yapılan pozisyon değişiklikleri aslında yorgunluk versede uyku yolunda atılmış boş adımlardan başka birşey olamamakta. bu sebepten ötürü, uyumak için en iyi yolun, geçmişi hatırlamamak, uyku öncesi sinirlenmemek, olduğuna karar verdim. bu gece ilk uygulamamı gerçekleştircem! motivasyonum yüksek, uyku için alt yapı tamam! geriye tek birşey kalıyor, odaya girmek.
 
Cuma, Eylül 01, 2006
  döh
şuna karar verdim. iyi kötü ne varsa hep bir anda oluyor! teker teker gelenine rastlamadım. genetik birşey mi acaba?
 

depo
Şubat 2005 / Mart 2005 / Nisan 2005 / Mayıs 2005 / Haziran 2005 / Temmuz 2005 / Ağustos 2005 / Eylül 2005 / Ekim 2005 / Kasım 2005 / Aralık 2005 / Ocak 2006 / Şubat 2006 / Mart 2006 / Nisan 2006 / Mayıs 2006 / Haziran 2006 / Temmuz 2006 / Ağustos 2006 / Eylül 2006 / Ekim 2006 / Kasım 2006 / Aralık 2006 / Ocak 2007 / Şubat 2007 / Mart 2007 / Nisan 2007 / Mayıs 2007 / Haziran 2007 / Temmuz 2007 / Ağustos 2007 / Eylül 2007 / Ekim 2007 / Kasım 2007 / Aralık 2007 / Ocak 2008 / Şubat 2008 / Mart 2008 / Nisan 2008 / Mayıs 2008 / Haziran 2008 / Temmuz 2008 / Ağustos 2008 / Eylül 2008 / Ekim 2008 / Kasım 2008 / Aralık 2008 / Ocak 2009 / Şubat 2009 / Mart 2009 / Nisan 2009 / Mayıs 2009 / Haziran 2009 / Temmuz 2009 / Ağustos 2009 / Eylül 2009 / Ekim 2009 / Kasım 2009 /